Paylaş

5. Sınıf Türkçe Oğlu Hüseyin’den Emine Ana’ya Mektuplar Metni Etkinlik Cevapları ile Sayfa 76-88 Çözümleri

Millî Eğitim Bakanlığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli 2026-2027 eğitim öğretim yılı 5. sınıf Türkçe ders kitabı 2. Tema “Atatürk’ü Tanımak” kapsamında yer alan oğlu hüseyinden emine anaya mektuplar etkinlik cevapları çalışması; öğrencilerin tarihî bilinç kazanma, mektup türünü analiz etme, akıcı okuma ve vatan sevgisini kavrama süreçlerini desteklemektedir. İnci Karakaş Kanber’in kaleme aldığı metinde; İzmir Basmane İstasyonu’ndan İnönü birliğine intikal eden Hüseyin adlı askerin ailesine duyduğu hasret, Rumeli’den göç eden ailesinin fedakârlığı ve Çanakkale gazisi Salih ağabeyine emanet edilen aile ocağı derin bir duygu seliyle işlenmektedir. Sayfa 76’daki Keşif Yolculuğu hazırlık sorularından başlayarak sayfa 88’deki sıfatlar ve gelecek derse hazırlık çalışmalarına kadar uzanan tüm etkinlikler MEB müfredatına tam uyumlu olarak eksiksiz çözülmüştür.

Sayfa 76-88 Etkinlik Cevapları: Şerife Bacı, Ekleme İfadeleri ve Sıfatlar (Ön Adlar)

Bu güncel ders kitabı kılavuzunda; metindeki söz varlığı unsurları, akıcı okuma gruplandırmaları ve tematik kavramlarla oluşturulan dört yapraklı yonca analizleri yer almaktadır. Ayrıca “ayrıca, üstelik, hatta, bunun dışında, hem … hem …” gibi ekleme bildiren geçiş ve bağlantı ifadeleri ile cepheden mektup canlandırma diyaloğu modellenmiştir. Dinleme alanında “Kastamonulu Şerife Bacı” hikâye haritası tahlil edilirken, yazma atölyesinde “İzle-Öğren-Uygula” stratejisiyle Yörük Musa, Mehmet Âkif ve kağnıyla mermi taşıyan kadın modelleri üzerinden Eren’in hikâyesi serim bölümü kurgulanmıştır. Dil bilgisi boyutunda ise niteleme ve belirtme sıfatları (ön adlar) örnek cümlelerle pekiştirilmiştir. Öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin güvenle yararlanabileceği bu kapsamlı rehbere KonuVakti üzerinden tek tıkla ulaşabilirsiniz.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı ‘Oğlu Hüseyin’den Emine Ana’ya Mektuplar’ Metni Etkinlik Cevapları (Sayfa 76-88)

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları: ‘Oğlu Hüseyin’den Emine Ana’ya Mektuplar’ Metni (Sayfa 76-88)

Ders Kitabı Bilgisi: MEB 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı (2. Tema: Atatürk’ü Tanımak)
Kapsanan Sayfalar: Sayfa 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88
Metin ve Etkinlikler: “Oğlu Hüseyin’den Emine Ana’ya Mektuplar” metni, Keşif Yolculuğu (Hazırlık), 1. Etkinlik (Kelimelerin Anlamları), 2. Etkinlik (Akıcı Okuma Grupları), 3. Etkinlik (Metin Soruları), 4. Etkinlik (Temayla İlgili Kelimeler ve Yonca Çalışması), 5. Etkinlik (Ekleme Bildiren Bağlantı İfadeleri), 6. Etkinlik (Konuşalım / Cepheden Mektup Canlandırması), 7. Etkinlik (Kastamonulu Şerife Bacı Dinleme Metni ve Hikâye Haritası), Öyküleyici Paragraf Yazma Atölyesi (İzle-Öğren-Uygula: Yörük Musa, Mehmet Âkif, Kağnıyla Cephane Taşıma, Çanakkale Şiiri), 8. Etkinlik (Yazalım: Eren’in Hikâyesi Serim Bölümü), 9. Etkinlik (Sıfatlar / Ön Adlar) ve Gelecek Derse Hazırlık.

KEŞİF YOLCULUĞU VE METİN OKUMA Sayfa 76
🔍 KEŞİF YOLCULUĞU (HAZIRLIK ÇALIŞMASI)
Soru: Millî Mücadele’de yer alan askerlerimizin vatan sevgileri, vatana karşı duydukları sorumluluk ve özgürlüğe olan inançları mektuplarına nasıl yansımıştır? Araştırmanızdan örnekler vererek düşüncelerinizi sınıfla paylaşınız.

Millî Mücadele döneminde cephedeki Mehmetçiklerin yazdığı mektuplarda; kendi canlarını veya çektikleri açlık ve dondurucu soğuk gibi sıkıntıları hiç önemsemedikleri, akıllarının daima geride bıraktıkları ailelerinde ve vatanın bağımsızlığında olduğu görülür.

Mektuplarda askerlerimiz annelerine ve eşlerine seslenirken “Biz burada vatanımızı korumak için seve seve şehit olmaya hazırız, yeter ki sizler hür yaşayın, arkamızdan ağlamayın.” şeklinde derin bir teslimiyet ve vatan sevgisi ifade etmişlerdir. Hüseyin’in mektubunda da gördüğümüz gibi; aç kalmayı, yırtık elbiselerle savaşmayı göze almışlar fakat vatan topraklarının düşman çizmesi altında kalmasına asla razı olmamışlardır.

📖 Akıcı Okuma Notu: Metindeki renkli kelime grupları anlam bütünlüğünü korumak ve doğru duraklama yapmak için verilmiştir. Aynı renk olan sözcükler nefes kesilmeden tek bir bütün halinde akıcı biçimde okunmalıdır.

METİN İNCELEMESİ: OĞLU HÜSEYİN’DEN EMİNE ANA’YA MEKTUPLAR Sayfa 77, 78
📖 Metnin Özeti ve Temel Unsurları

Yazar: İnci KARAKAŞ KANBER

Tarih: Mart 1920

Metnin Konusu: Millî Mücadele yıllarında cepheye giden Hüseyin adlı bir askerin, İzmir Basmane İstasyonu’ndan ayrıldıktan sonra İnönü birliğindeki talim günlerini, geride bıraktığı ailesine duyduğu hasreti, milletin fedakârlığını ve vatanı kurtarma azmini anlatan mektubu.

Metnin Ana Düşüncesi: Türk milleti; cephedeki kahraman evlatlarının fedakârlığı ve cephe gerisindeki anaların duaları ve cömert desteği sayesinde en zor şartlarda bile vatanını düşmana çiğnetmeyecek sarsılmaz bir inanca sahiptir.

💡 Karakterler ve Önemli Ayrıntılar:

  • Hüseyin: Anasını ve kardeşlerini ardında bırakıp vatan savunması için cepheye koşan inançlı Türk askeri.
  • Emine Ana: Manastır’dan Selanik’e dört küçük yetimle göç etmiş, vatansızlığın acısını çok iyi bilen fedakâr anne.
  • Salih Ağabey: Çanakkale Savaşı’nda bir bacağını kaybetmiş, evin reisi olmuş gazi ağabey.
  • Nevreste: Evin küçük kızı.
  • Hasan: Hüseyin’in kardeşi (Doğu Cephesi’ne sevk edilen birliğe katılmıştır).

1, 2 VE 3. ETKİNLİK: KELİMELER VE METİN SORULARI Sayfa 79
1. ETKİNLİK: Kelime ve Kelime Gruplarının Anlam Tahminleri

Metinden hareketle kelime ve kelime gruplarının bağlamdaki anlamları ve sözlük karşılıkları:

Kelime / Kelime GrubuMetnin Bağlamından Tahmin Edilen Anlamı
birlikBölük, tabur gibi belirli bir komuta altındaki askerî topluluk.
sefilAç, yoksul, perişan ve acınacak durumda olan.
aklından çıkmakUnutulmak, hatırdan silinip gitmek.
peygamber ocağıTürk ordusu, vatana hizmet edilen kutsal askerlik teşkilatı.
düşkünBirine çok değer veren, sevgi ve şefkatle üzerine titreyen.
zeval vermemekZarar, yokluk veya ziyan görmemesini dilemek (korumak).
talimAskerî eğitim, savaşa hazırlık alıştırması.
katarBirbiri ardına dizilmiş tren vagonları zinciri.
iple çekmekBüyük bir sabırsızlık ve heyecanla o anın gelmesini beklemek.
sürmekYaşadığı topraklardan zorla çıkarmak, göçe zorlamak.
uşakKüçük çocuk, evlat.
burukİçinde hafif bir acı, hüzün ve keder barındıran bakış/duygu.
sevk etmekBir yerden başka bir yere göndermek, yola çıkarmak.
zulümDüşmanın yaptığı haksızlık, acımasızlık ve eziyet.
eminGüvenilir ellerde olan, tehlikeden uzak ve rahat.
2. ETKİNLİK: Akıcı Okuma ve Kelime Gruplarını Belirleme

Metinden alınan bölümde duraklamadan tek bir solukta ve anlam bağı koparılmadan okunması gereken gruplar:

[Nevreste daha bebekti] [bizim gözümüzde.] [Ama Salih ağabeyim,] [o birkaç günlük yolculukta] [koca bir adam oldu çıktı sanki.] [Birkaç günde] [on yıl büyüdü ağabeyim.] [Sana, bana, kardeşlerine sahip çıkma telaşı büyüttü onu] [Çanakkale’de kaybettiği bacağından önce.] [Şimdi babamızın yerinde o,] [içim rahat geldim bu yüzden savaşa,] [sen ve kız kardeşim emin ellerdesiniz.]

3. ETKİNLİK: Metin Anlama Soruları
1. Okuduğunuz mektup kime ve neden yazılmıştır?

Mektup; cepheye giden er Hüseyin tarafından, geride bıraktığı annesi Emine Ana’ya yazılmıştır. Amacı hem ailesine olan derin hasretini dile getirmek, onların durumunu merak ettiğini belirtmek hem de cepheye gidiş şartlarını anlatıp annesinin gönlünü ferah tutmasını sağlamaktır.

2. Hüseyin hangi gerekçeyle cepheye gitme kararı almıştır?

Hüseyin; kadınlar ve masum çocuklar vatansız kalmasın, geçmişte kendi ailelerinin Rumeli’de yaşadığı acılar tekrarlanmasın ve Anadolu toprakları düşmana teslim edilmesin diye vatan savunmasına katılmak için cepheye gitmiştir.

3. Hüseyin annesine geçmişiyle ilgili neleri hatırlatmıştır?

Manastır’daki yurtlarından düşman zulmü yüzünden nasıl sürüldüklerini, anasını-babasını ve eşinin mezarını orada bırakıp dört küçük çocukla aç sefil Selanik’e göç ettikleri acı günleri ve Çanakkale gazisi Salih ağabeyinin o zor günlerde aileyi nasıl sahiplendiğini hatırlatmıştır.

4. ETKİNLİK: TEMATİK KELİMELER VE YONCA ÇALIŞMASI Sayfa 80
4. ETKİNLİK (a): Temayla İlgili Olan Kelimeleri Belirleme

Verilen kelimeler arasından “Millî Mücadele / Atatürk’ü Tanımak” temasıyla doğrudan ilgili olanlar:

İşaretlenecek tematik kelimeler: vatan, yurt, cephe, düşman, bölük bölük (Ayrıca metnin duygusal bağlamı açısından: telli duvaklı, üst baş).

4. ETKİNLİK (b): Dört Yapraklı Yonca Çalışması ve Cümleler
Seçilen KelimePekiştirilmiş HâliOluşturduğu İkilemeÇağrışım Alanı
1. VatanÖz vatan / VatanperverVatan milletBayrak, bağımsızlık, toprak, şehit, hürriyet
2. CepheÖn cephe / Cephe gerisiCephe cepheSiper, savaş, ordu, Mehmetçik, hücum
3. DüşmanAmansız düşmanEş dost, düşmanİşgal, zulüm, esaret, yabancı, tehlike
Cümle Örnekleri:

1. CÜMLEM (Vatan): Türk milleti, söz konusu vatan savunması olduğunda gözünü kırpmadan canını feda eder.

2. CÜMLEM (Cephe): Anadolu’nun fedakâr kadınları, mermiler ıslanmasın diye örtülerini cephaneye sararak cepheye taşıdı.

3. CÜMLEM (Düşman): Kahraman ordumuz, yurdumuzu işgal eden düşmanı 9 Eylül’de denize döktü.

5. ETKİNLİK: EKLEME BİLDİREN BAĞLANTI İFADELERİ Sayfa 81
5. ETKİNLİK (a): Metni Uygun Ekleme İfadeleriyle Tamamlama

Verilen kelimeler: (ayrıca, üstelik, hatta, bunun dışında, hem … hem …)

Atatürk, yaşamı boyunca öğrenmeye ve kendini geliştirmeye büyük önem verdi. Tarih ve askerlikle ilgili pek çok eser okudu, bunun dışında dil, edebiyat, matematik ve bilim alanlarındaki kitaplarla da ilgilendi. Okuduğu kitapların önemli bölümlerinin altını çizerdi, hatta sayfa kenarlarına düşüncelerini ve sorularını not ederdi. Edindiği bilgileri çevresindeki kişilerle paylaşırdı, ayrıca onların görüşlerini dikkatle dinlemeyi de önemserdi.

Atatürk yalnızca kitap okumakla yetinmedi, üstelik “Geometri” adlı bir kitap yazdı. Bu çalışması, onun hem öğrenmeye değer verdiğini hem de öğrendiklerini toplumla paylaşmak istediğini göstermektedir.

5. ETKİNLİK (b): Atatürk’ün Eğitime, Bilime ve Dile Verdiği Önem Cümleleri
Üç Farklı Ekleme İfadesiyle Yazılmış Özgün Cümleler:

1. Cümle (ayrıca): Atatürk yurt genelinde Millet Mekteplerini açmış, ayrıca başöğretmen unvanıyla kara tahta başında bizzat halka yeni harfleri öğretmiştir.

2. Cümle (üstelik): Gazi Mustafa Kemal bilimin yol göstericiliğine inanmış, üstelik Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarını kurarak millî kültürümüzü bilimsel temellere oturtmuştur.

3. Cümle (hem … hem …): Atatürk hem Türkçeyi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmak istemiş hem de yazdığı geometri kitabıyla pek çok Türkçe bilimsel terim türetmiştir.

6. ETKİNLİK: KONUŞALIM – CEPHEDEN MEKTUP CANLANDIRMASI Sayfa 82
6. ETKİNLİK: Hüseyin ile Komutanı Arasındaki Diyaloğun Devamı
Kurgulanan Karşılıklı Konuşma Metni:

Hüseyin: — Emret komutanım!

Komutan: — Hüseyin, evladım, ne yazıyorsun, şiir mi?

Hüseyin: — Yok komutanım, şiir değil. Memleketteki anacığıma mektup yazıyorum. Halini hatırını sorup içini rahatlatmak istedim. Ayrıca buradaki birliğimizin durumunu ve komutanlarımızın bize nasıl kol kanat gerdiğini de anlatıyorum.

Komutan: — Çok iyi yapmışsın evladım. Anaların duaları bizim en büyük zırhımızdır. Peki, anan nerededir, kimlerle kalır?

Hüseyin: — İzmir Basmane’dedir komutanım. Çanakkale gazisi Salih ağabeyim başlarındadır. Üstelik küçük kız kardeşim Nevreste de yanlarındadır. Gözüm arkada değil komutanım, ağabeyim bir bacağını Çanakkale’de bıraktı ama bize dağ gibi siper olur.

Komutan: — Maşallah sizin gibi yiğit bir aileye! Anana selamlarımızı ilet evladım. Bilesin ki hem senin canın hem de bu vatanın her karışı bize emanettir. İnşallah zafer yakındır.

Hüseyin: — Sağ olunuz komutanım! Allah ordumuza zeval vermesin, mektubumda da yazdım; bayrağı Sarıkışla’ya dikmeden dönmeyeceğiz!

🎯 Canlandırma ve Değerlendirme Notu: Konuşmada ekleme bildiren ifadeler (ayrıca, üstelik, hem … hem) kullanılmış, askeri nezaket ve hitap kurallarına uyulmuş, göz teması ve beden dili etkin şekilde yansıtılmıştır.

7. ETKİNLİK: DİNLEME METNİ – KASTAMONULU ŞERİFE BACI Sayfa 83
7. ETKİNLİK (b): “Kastamonulu Şerife Bacı” Hikâye Haritası
Hikâye UnsuruMetindeki Karşılığı
Olay AkışıKurtuluş Savaşı’nda İnebolu Limanı’na gelen mermilerin kağnılarla Kastamonu Kışlası’na taşınması görevi verilir. Şerife Bacı, kundaktaki bebeği Elif ile birlikte yola çıkar. Şiddetli tipi ve dondurucu soğukta ıslanıp bozulmasın diye sırtındaki yorganı mermilerin ve bebeğinin üzerine örter. Kastamonu Kışlası’na ramak kala karlar altında donarak şehit olur. Askerler bebeği ve cephaneyi sağ salim teslim alır.
KişilerKastamonulu Şerife Bacı, kundaktaki kızı Elif, kağnı konvoyundaki köylüler, Kastamonu Kışlası’ndaki Türk nöbetçi askerleri ve komutan.
ZamanKurtuluş Savaşı yılları / 1921 yılının çetin ve dondurucu bir kış günü.
Yerİnebolu ile Kastamonu arasındaki dik dağ yolu ve Kastamonu Kışlası önü.
c. Kahramanın davranışları Millî Mücadele Dönemi’ni yansıtmakta mıdır? Nedenleriyle yazınız:

Evet, kesinlikle yansıtmaktadır. Çünkü Millî Mücadele sadece cephedeki askerlerle değil, tüm milletin topyekûn fedakârlığı ile kazanılmıştır. Şerife Bacı; vatanın bağımsızlığı ve ordunun mermisiz kalmaması uğruna kendi canını feda etmiş, Türk kadınının eşsiz cesaretini ve vatan sevgisini en yüce şekilde temsil etmiştir.

ç. Kağnıların geçtiği buzlu dağ yolu, olayların gelişimini nasıl etkilemiştir? Yazınız:

Buzlu ve engebeli dağ yolu ile şiddetli kar fırtınası; yolculuğu ölümcül derecede zorlaştırmış, kağnıların ilerlemesini yavaşlatmış, kahramanın soğuktan donmasına ve şehit düşmesine sebep olarak metindeki dramatik gerilimi ve fedakârlığın büyüklüğünü artırmıştır.

YAZMA ATÖLYESİ: ÖYKÜLEYİCİ PARAGRAF MODELİ Sayfa 84
“Yörük Musa” Öyküleyici Paragraf İncelemesi

Öyküleyici paragraflar; yaşanmış veya kurgusal bir olayı kişi, yer ve zaman unsurlarıyla akıcı biçimde anlatan paragraflardır.

🎨 Metindeki Renklendirme Unsurları:

  • Zaman ve Başlangıç: “ikindi vaktiydi”, “hava kararmadan”, “gece yarısından sonra”.
  • Kişi ve Özellikleri: Yörük Musa (kısa boylu, zayıf, cesur), nöbetçi düşman subayı, komutanı.
  • Yer / Mekân: Tepe, sık ağaçlar, mağaranın girişi, düşman karargâhı, çadırların arası.
  • Olay ve Çatışma: İstihbarat toplamak için siperlere sızması, nöbetçi subayla burun buruna gelmesi, esas duruşa geçip tehlikeyi atlatması ve görevi tamamlamanın gururu.

YAZMA ATÖLYESİ: İZLE VE UYGULA Sayfa 85
Öğretmeninizi İzliyorsunuz: Mehmet Âkif ile Tanışma Modeli

Konu: Meclisin açılışını takip eden günlerde küçük bir çocuğun Ankara’da Mehmet Âkif ile tanışması.

Plan: Kişiler (Ahmet – 10 yaşında, Mehmet Âkif Ersoy), Yer (Ankara Taceddin Dergâhı bahçesi), Zaman (1920 baharı, öğle vakti), Olay Akışı (Ahmet’in dergâh bahçesinde şiir mırıldanan düşünceli bir amcayı görmesi, yanına gidip selam vermesi, Âkif’in başını okşayıp ona vatan sevgisini anlatan dizeler okuması).

Siz Uyguluyorsunuz (Büyük Grup): Kağnıyla Mermi Taşıyan Anadolu Kadını
Plan UnsuruGrup Çalışması İçeriği
KişilerFatma Çavuş (Anadolu kadını), öküzleri Sarıkız ve Boztepe.
YerIlgaz Dağları geçidi, çamurlu dik patika.
ZamanGüz mevsimi, fırtınalı bir ikindi vakti.
Olay AkışıKağnı tekerinin çamura saplanması, Fatma Bacı’nın omuz vererek kağnıyı kurtarması, cephedeki askerlerin mermisiz kalmaması için durmadan yola devam etmesi.
Taslak Metin:

Güz rüzgârları Ilgaz Dağları’nın eteklerini buz gibi savururken Fatma Bacı, gıcırdayan kağnısının önünde yalın ayak yürüyordu. İkindi güneşi bulutların ardına saklanmış, hava kararmak üzereydi. Birden kağnının sağ tekeri derin bir çamur çukuruna saplandı; öküzler zorlandı, araba durdu. Fatma Bacı bir an bile tereddüt etmedi. Sırtındaki yün kuşağı çözüp tekerleğe doladı ve var gücüyle omuz verdi. Tekerlek çamurdan kurtulup yeniden dönmeye başladığında alnındaki teri sildi. Çünkü biliyordu ki o sandıklardaki mermiler cepheye ulaşmazsa vatan toprağı yetim kalacaktı.

KÜÇÜK GRUP UYGULAMASI: ÇANAKKALE ŞİİRİ SEÇİMİ Sayfa 86
Yine Uyguluyorsunuz (Küçük Grup Planı ve Taslağı)

Konu: Bir öğrencinin Çanakkale şehitlerini anma töreninde okumak için kütüphanede şiir seçmesi.

Plan Unsuruİçerik
KişilerEmre (5. sınıf öğrencisi), okul kütüphanecisi Selma Öğretmen.
YerOkul kütüphanesi, ahşap çalışma masası.
ZamanMart ayının serin bir cuma öğleden sonrası.
Olay AkışıEmre’nin törende okuyacağı şiiri seçmek için kitapları incelemesi, kararsız kalması, Mehmet Âkif’in ‘Çanakkale Şehitlerine’ şiirini bulunca tüylerinin diken diken olması ve şiiri seçmesi.
Taslak Metin:

Okulun sessiz kütüphanesinde sadece sayfaların hışırtısı duyuluyordu. Emre, cuma çıkışında masanın üzerine yığdığı şiir kitaplarını birer birer karıştırıyordu; çünkü pazartesi günkü 18 Mart Çanakkale töreninde tüm okula hitap edecekti. Sıradan bir şiir okumak istemiyor, şehitlerin ruhunu titretecek bir mısra arıyordu. En sonunda kalın ciltli bir kitabın ortasında durdu: “Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor / Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!” dizelerini okuduğu anda boğazı düğümlendi. Aradığı şiiri bulmuştu; yüzünde gurur dolu kararlı bir tebessüm belirdi.

8. ETKİNLİK: YAZALIM – EREN’İN HİKÂYESİ (SERİM BÖLÜMÜ) Sayfa 87
8. ETKİNLİK: Serim Bölümü Hikâye Yazımı
📌 Verilen Plan Unsurları:
• Kişiler: Eren (11 yaşında), arkadaşı Ferhat, köylüler, düşman askerleri, Türk gözcü askeri, Mustafa Kemal Atatürk.
• Yer: Eren’in köyü, cephe hattı.
• Zaman: Sıcak bir yaz günü.
• Olay: Askerlerin su ihtiyacını duyan Eren’in arkadaşı Ferhat ile cepheye su götürmek ve Atatürk’ü görmek için yola çıkması; düşman mevzilerine yaklaşıp tehlike atlatmaları ve Türk gözcüsü tarafından kurtarılıp Atatürk’ün yanına götürülmeleri.
Kurgulanan Serim (Başlangıç) Bölümü Metni: “Cepheye Koşan Küçük Yürekler”

Kavurucu bir temmuz sabahı, güneş sarı başak tarlalarını yakıp kavururken 11 yaşındaki Eren, köy meydanından yükselen uğultulu seslerle uyandı. Üzerine hızla keten yeleğini geçirip kapıya fırladığında gördüğü manzara karşısında nefesi kesildi: Tozlu köy yolundan yüzleri ter içinde, üniformaları yamalı ama gözleri çelik gibi parlayan Türk askerleri geçiyordu. Köyün yaşlıları ve kadınları yol kenarına dizilmiş, testilerle su uzatıyor; bir yandan da “Askerimiz susuz kalmış, cepheye daha çok su ve azık lazım!” diye fısıldaşıyorlardı.

Eren’in kalbi göğüs kafesini delecek gibi çarpmaya başladı. O günlerde köylülerin dilinden düşmeyen bir isim vardı: Mustafa Kemal Paşa! Eren kendi kendine, “Ben de eli kolu bağlı duramam, askerimize su taşımalıyım, hem belki Paşa’yı da görürüm!” dedi. Hemen yan komşunun oğlu, can dostu Ferhat’ın yanına koştu. İki koca bakır güğümü kuyu suyuyla doldurdular. Ferhat biraz tedirgindi ama Eren’in gözlerindeki kararlılığı görünce tereddüt etmeden peşine takıldı.

Köyün çıkışındaki dik patikaya vurduklarında vakit öğleye yaklaşıyordu. Sıcak hava dalga dalga titriyor, sırtlarındaki ağır güğümler omuzlarını eziyordu. İki arkadaş cephedeki Türk siperlerine ulaştıklarını sanarak konuşmaya dalmışlardı ki birdenbire yabancı dilde bağırışlar ve tüfek kurma sesleri duyuldu. Farkında olmadan düşmanın ileri gözetleme mevziine yaklaşmışlardı ve ölümle burun burunaydılar…

9. ETKİNLİK: SIFATLAR VE GELECEK DERSE HAZIRLIK Sayfa 88
9. ETKİNLİK: Dil Bilgisi – Sıfatlar (Ön Adlar)

Kural: İsimlerin önüne gelerek onları niteleyen (renk, şekil, durum) veya belirten (işaret, sayı, soru, belgisizlik) sözcüklere sıfat (ön ad) denir.

CümleKoyu Yazılan KelimeCümleye Kattığı Anlam ve Sıfat Türü
Cesur askerler vatan için canlarını verdi.CesurAskerlerin korkusuzluk ve kahramanlık niteliğini bildirmiştir. (Niteleme Sıfatı)
Dört kardeş birlikte şu evde büyüdü.Dört
şu
“Dört” kardeşlerin kesin sayısını belirtir (Asıl Sayı Sıfatı).
“Şu” evi işaret yoluyla gösterir (İşaret Sıfatı).
Bu kutsal topraklar bizim vatanımızdır.BuToprağın yerini işaret ederek belirtmiştir. (İşaret Sıfatı)
Hangi cephede savaştığını yazdı mı?HangiCephe ismini soru yoluyla belirtmiştir. (Soru Sıfatı)
Komutan bazı mühim kararlar almış.bazıKararların miktarını ve niteliğini kesin olmayacak şekilde belirtmiştir. (Belgisiz Sıfat)
📋 GELECEK DERSE HAZIRLIK: “Materyalimi Seçiyorum”

Gelecek derste sunulmak üzere “Atatürk’ün Eğitime Verdiği Önem” konulu araştırma hazırlığı:

Araştırma Adımları ve Notlar:

1. Kullanılan Bilgi Kaynakları: TRT Belgesel arşivinden “Atatürk ve Eğitim Devrimi”, TDK Yayınları, okul kütüphanesindeki tarih kitapları ve emekli bir tarih öğretmeni ile yapılan kısa görüşme.

2. Araştırmadan Elde Edilen Önemli Bilgiler:

  • Kurtuluş Savaşı’nın en sıcak günlerinde (Kütahya-Eskişehir muharebeleri sürerken) 16-21 Temmuz 1921’de Ankara’da 1. Maarif Kongresi‘ni toplamıştır.
  • Savaştan sonra “En mühim ve feyizli vazifelerimiz millî eğitim işleridir.” diyerek öğretmenlere büyük değer vermiştir.
  • 1 Kasım 1928’de Yeni Türk Harflerini kabul etmiş, 24 Kasım 1928’de Millet Mektepleri Başöğretmenliği‘ni üstlenmiştir.
  • “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” diyerek aklın ve bilimin ışığında bir eğitim sistemi kurmuştur.

3. Sunum İpuçları: Dinleyicilerle göz teması kurulacak, ses tonu ayarlanacak ve Atatürk’ün kara tahta başındaki tarihi fotoğrafı görsel materyal olarak sınıfa sunulacaktır.

İlk Yorumu Sen Yap

Bu içerikle ilgili görüş, soru ve önerilerinizi paylaşabilirsiniz.

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.