5. Sınıf Türkçe Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa Metni Etkinlik Cevapları ile Sayfa 89-103 Çözümleri
Millî Eğitim Bakanlığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli 2026-2027 eğitim öğretim yılı 5. sınıf Türkçe ders kitabı 2. Tema “Atatürk’ü Tanımak” kapsamında yer alan gazi mustafa kemal ve sığırtmaç mustafa etkinlik cevapları çalışması; öğrencilerin erdemli davranışları tahlil etme, metin anlama, söz sanatlarını ayırt etme ve yazılı üretim süreçlerine rehberlik etmektedir. Hikmet Ulusoy’un kaleme aldığı anı metninde; Atatürk’ün 1929 yılında Yalova kırlarında tanıştığı hasta ve yoksul sığırtmaç Mustafa’nın hakkı olmayan parayı kabul etmeyip sergilediği yüksek Türk ahlakı, Gazi’nin onu himayesine alarak tedavi ettirmesi ve başarılı bir Türk subayı olarak yetiştirmesi anlatılmaktadır. Sayfa 89’daki Keşif Yolculuğu hazırlık sorularından başlayarak sayfa 103’teki Atatürk Orman Çiftliği araştırmasına kadar uzanan tüm etkinlikler, MEB kazanımlarına tam uyumlu olarak eksiksiz çözülmüştür.
Sayfa 89-103 Etkinlik Cevapları: Söz Sanatları, Niteleyici Kelimeler ve Ön Bilgileri Kullanma Stratejisi
Bu güncel ders kitabı rehberinde; kelimelerin bağlamsal anlamları, kahramanların davranış-kişilik eşleştirmeleri ve Osman Atilla’nın “Atatürk İçin” şiirinin biçimsel özellikleri yer almaktadır. Ayrıca dizedeki benzetme (teşbih) sanatı, niteleyici kelimeler ile sıfatlar (ön adlar) dil bilgisi uygulamaları ayrıntılı şekilde işlenmiştir. Yazma atölyesinde Eren ile Ferhat’ın cepheye su taşıma macerasının heyecan dolu düğüm bölümü kurgulanırken; dinleme alanında Cahit Külebi’nin “Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda” şiirindeki kişileştirme ve benzetme sanatları çözümlenmiştir. “İzle-Uygula-Öğren” strateji atölyesinde ise “Yeni Türk Harflerinin Kabulü”, “Atatürk’ün Öğrenim Hayatı” ve “Vatansever” metinleri üzerinden ön bilgileri harekete geçirme tabloları modellenmiştir. Öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin güvenle başvurabileceği bu kapsamlı kaynağa KonuVakti üzerinden tek tıkla ulaşabilirsiniz.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları: ‘Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa’ Metni (Sayfa 89-103)
📌 Hızlı Sayfa ve Etkinlik Menüsü
- Sayfa 89: Keşif Yolculuğu & Metin Başlangıcı
- Sayfa 90-91: Metin Özeti ve Ana Düşüncesi
- Sayfa 92: 1. Etkinlik (Kelimelerin Bağlam Anlamları)
- Sayfa 93: 2. ve 3. Etkinlik (Sorular & Kişilik Özellikleri)
- Sayfa 94: 4. Etkinlik (‘Atatürk İçin’ Şiiri İncelemesi)
- Sayfa 95: 5. Etkinlik (Benzetme Söz Sanatı)
- Sayfa 96: 6. Etkinlik (Niteleyici Kelimeler / Sıfatlar)
- Sayfa 97: 7. Etkinlik (Yazalım: Hikâyenin Düğüm Bölümü)
- Sayfa 98: 8. Etkinlik (‘Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda’ Dinleme Şiiri)
- Sayfa 99: 9. Etkinlik (Konuşalım: Empati & Kelime Havuzu)
- Sayfa 100: Strateji Atölyesi (Yeni Türk Harflerinin Kabulü)
- Sayfa 101-102: Biz Uyguluyoruz (Atatürk’ün Öğrenim Hayatı)
- Sayfa 103: Yine Uyguluyoruz (Vatansever) & Çiftlik Araştırması
Askerî savaşlar vatan topraklarını düşman işgalinden kurtarır; fakat kurtarılan vatanı kalkındıracak, koruyacak ve çağdaş dünyada bağımsız tutacak olan asıl güç eğitim ve bilimdir. Cehalet, bir milleti içeriden çökerten, geri bırakan ve başkalarına muhtaç eden en tehlikeli düşmandır.
Atatürk, askeri zaferlerin ancak eğitim ve kültür zaferleriyle taçlandırıldığında kalıcı olacağını bildiği için cehalete karşı savaşı “en büyük savaş” olarak tanımlamıştır.
Kurtuluş Savaşı’nın en buhranlı günlerinde (Kütahya-Eskişehir Savaşları devam ederken) Ankara’da 1. Maarif Kongresi‘ni toplamıştır. Cumhuriyet kurulduktan sonra Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitimi birleştirmiş, Harf İnkılabı’nı yaparak bizzat kara tahta başında halka yeni alfabeyi öğretmiş ve “Millet Mektepleri Başöğretmeni” unvanını almıştır. Ayrıca kız çocuklarının eğitimini zorunlu kılmış ve Türkçeye geometri terimlerini kazandıran bir Geometri kitabı kaleme almıştır.
Yazar: Hikmet ULUSOY
Zaman ve Mekân: Eylül 1929, Yalova kırları ve çiftlik yolu.
Metnin Konusu: Atatürk’ün Yalova gezintisi sırasında yolunu kaybetmesiyle tanıştığı yoksul, sıtma hastası fakat son derece onurlu ve dürüst sığırtmaç (çoban) Mustafa’yı koruması altına alması, tedavi ettirmesi ve onu Türk ordusuna teğmen olarak yetiştirmesi.
Metnin Ana Düşüncesi: Türk milletinin çocukları ve gençleri yoksul şartlarda olsalar dahi yüksek bir ahlak, onur ve dürüstlüğe sahiptir; büyük liderler ise bu cevherleri keşfedip eğiterek millete ve vatana kazandıran öncülerdir.
Atatürk’ün kendisine yol gösterdiği için uzattığı 36 lirayı (bir yıllık kazancını), “Yol göstermenin bedeli bu kadar çok olamaz, hak etmediğim parayı almam!” diyerek reddetmesi ve ancak yanında bulunan bir avuç cevizin karşılığı olarak kabul etmesi, küçük bir çocuğun sergilediği muazzam Türk terbiyesi ve karakterini gösterir.
| Kelime | Sözlük Anlamı Seçenekleri | Metindeki Cümlesi ve İşaretlenen Anlam |
|---|---|---|
| Büyük | [✔] Yaşı ilerlemiş, belli bir yaşa gelmiş. [ ] Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan somut nesne. | “…büyüklerinden ve okula giden arkadaşlarından duymuştu…” → Yaşı ilerlemiş kimseler. |
| Sürmek | [ ] Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak. [✔] Önüne katıp götürmek / binek hayvanını ilerletmek. | “…atlarını oraya sürdüler…” → Hayvanı belirlenen yöne doğru sevk etmek. |
| Yol | [✔] Yerleşim alanlarını birbirine bağlayan ulaşım şeridi. [ ] Davranış, tutum, gidiş biçimi. | “…çiftliğe şu gördüğünüz yoldan gidilir…” → Fiziksel ulaşım şeridi. |
| İlerlemek | [✔] Daha güçlü, daha etkili duruma gelmek (hastalık için). [ ] Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak. | “Çocuğun hastalığı bayağı ilerlemişti.” → Hastalığın ağırlaşması / yayılması. |
| Kavuşmak | [✔] Yokluğu çekilen veya çok istenen bir şeye erişmek. [ ] Ayrı kalınan bir kimseyle bir araya gelmek. | “…sağlığına kavuşan Sığırtmaç Mustafa…” → Şifaya ve sağlığa yeniden erişmek. |
| Karşılık | [✔] Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey. [ ] Bir davranışın uyandırdığı başka davranış. | “…cevizin karşılığı olarak bu parayı almayı kabul ederim…” → Maddi bedel / takas. |
• Sığırtmaç: Sığır güden, sığırları otlatan çoban.
• Kurmay: Harp akademisinden mezun olmuş, orduda harekât planları hazırlayan uzman yüksek rütbeli subay.
• Himaye-i Etfal: Çocukları Koruma Cemiyeti (günümüzdeki Çocuk Esirgeme Kurumu).
• Beniz: Yüz rengi, çehre, yüzün canlılık durumu.
Ailesi çok yoksul olduğu için aile bütçesine katkı sağlamak, geçimlerine destek olmak ve ekmek parası kazanmak amacıyla sığırtmaçlık yapmaktadır.
Çocuğun yüzünün sararmış olduğunu, karnının anormal derecede şiş durduğunu ve ayakta durmakta zorlanacak kadar halsiz olduğunu fark ettiği için hasta (sıtma) olabileceğini düşünmüştür.
Aylık kazancının 3 lira olduğunu söyleyen Mustafa’ya “Yıllık kazancın ne olur?” diye sorduğunda, çocuğun duraklayıp nasıl çarpma yapacağını bilememesi ve yılda 12 ay olduğunu dahi bilmediğini fark etmesi üzerine okuryazar olmadığını anlamıştır.
Karşılıksız para almayı onuruna yediremediği için, yanında bulunan bir miktar cevizi almalarını ve bu parayı cevizlerin karşılığı (bedeli) olarak vermelerini önermiştir.
Sırasıyla; Beşiktaş 19. İlk Mektep, Maçka Fevziye Lisesi, Kuleli Askerî Lisesi ve Kara Harp Okulu’nda eğitim almıştır.
| Kahramanın Davranışı | Yansıttığı Kişilik Özelliği |
|---|---|
| Sığırtmaç Mustafa, emeğinin karşılığından fazlasını almak istememiştir. | Dürüst, onurlu, tok gözlü ve ahlaklı. |
| Sığırtmaç Mustafa, kendisine verilen parayı ceviz karşılığında kabul etmeyi önermiştir. | Çalışkan, alın terine değer veren ve hakkaniyetli. |
| Mustafa Kemal, çocuğun hasta olduğunu fark ederek onu tedavi ettirmiştir. | Merhametli, şefkatli, duyarlı ve insan sevgisi dolu. |
| Mustafa Kemal, çocuğun eğitimini sürdürmesini sağlamıştır. | Eğitime önem veren, ileri görüşlü ve gençleri destekleyen. |
| Sığırtmaç Mustafa, kendini çok halsiz hissetmesine rağmen sığırları otlatmayı sürdürmüştür. | Sorumluluk sahibi, azimli ve fedakâr. |
| İncelenen Biçim Unsuru | Şiirdeki Karşılığı |
|---|---|
| Şiirin adı | Atatürk İçin |
| Şairi | Osman ATİLLA |
| Dörtlük sayısı | 2 dörtlük (verilen kısımda) |
| Toplam dize sayısı | 8 dize |
| Her dörtlükteki dize sayısı | 4 dize |
| Şiirde sık tekrarlanan hitap sözü | “Atam” |
Şiirin eşit sayıda (dörder) dizelerden oluşan dörtlükler hâlinde yazılması, metne düzenli, dengeli ve simetrik bir görsel yapı kazandırmıştır. Bu düzen okuyucunun gözünü yormaz, şiirin ritmini ve ahengini hissettirerek dizelerin birbiriyle uyum içinde akmasını sağlar.
| Biçim Özelliği | Eşleşme | Anlatıma Katkısı |
|---|---|---|
| 1. Şiirin dörtlüklerden oluşması | 1 → b | b. Düşüncelerin düzenli bölümler hâlinde sunulmasını sağlar. |
| 2. Dize sonlarındaki ses benzerlikleri | 2 → c | c. Şiirin ahengini ve akılda kalıcılığını artırır. |
| 3. “Atam” sözünün tekrarlanması | 3 → a | a. Şiire seslenme, bağlılık ve saygı duygusu kazandırır. |
İncelenen Dize: “Dağlar altımızda at oldu bizim.”
Dağlar, ata benzetilmiştir.
[ ] İkisinin de canlı olması
[ ] İkisinin de insanlarla konuşması
[✔] İlerlemeyi ve yol almayı sağlaması
[ ] İkisinin de aynı büyüklükte olması
[ ] Sıradan ve önemsiz
[✔] Güçlü ve destansı
[ ] Sessiz ve neşesiz
[ ] Kolay ve eğlenceli
| Betimleyen İfade | Kimi / Neyi Betimliyor? |
|---|---|
| öğrenmeyi seven | bir çocuk / Mustafa Kemal |
| kitap okuyan, soran, araştıran | biri / Mustafa Kemal |
| arkadaşlarını dikkatle dinleyen, değerlendiren | yapısı (karakteri) |
| milletine güvenen, yılmayan, çözüm üreten | bir lider / Atatürk |
| geleceği aydınlatan | değerler |
• Bu kelimeler hareket mi anlatıyor, varlığa bir özellik mi kazandırıyor?
Bu kelimeler eylem köklerinden türemiş olsalar da isimlerin önüne gelerek o varlığa kalıcı ve niteleyici bir özellik kazandırmaktadır.
• “Okuyan çocuk” ile “çocuk okuyor” arasında nasıl bir fark vardır?
“Okuyan çocuk” ifadesinde bir sıfat tamlaması vardır; çocuğun sürekli bir niteliği betimlenmektedir. “Çocuk okuyor” ifadesinde ise bir yargı/cümle vardır; çocuğun o anda yaptığı eylem (iş/hareket) bildirilmektedir.
• Bu ifadeler olmasaydı Atatürk hakkında aynı ayrıntıları öğrenebilir miydik?
Hayır, öğrenemezdik. Çünkü bu niteleyici ifadeler Atatürk’ün kişiliğini, merakını, liderlik gücünü ve problem çözme dehasını zihnimizde somut ve ayrıntılı bir şekilde canlandırmaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk, her zaman bilimin ışığında araştıran ve karşılaştığı sorunlara yenilikçi çözümler geliştiren eşsiz bir önderdi. Gece gündüz demeden milleti için çalışan ve geleceği adım adım planlayan dahi liderliği sayesinde Türk milletine en karanlık günlerinde aydınlık bir yol gösteren rehber olmuştur.
Yönerge: 87. sayfada serim bölümünü yazdığınız hikâyeyi; karşılıklı konuşmalar, merak unsuru ve ekleme bildiren ifadeler (ayrıca, üstelik, hatta, bunun dışında vb.) kullanarak devam ettiriniz.
Eren ile Ferhat, yabancı dildeki bağırışları duydukları anda buz kesildiler. Omuzlarındaki güğümler o kadar ağırdı ki saklanmak için hızla eğildiklerinde bakır kaplar birbirine çarparak tiz bir ses çıkardı. Çalıların arasından süzülen iki düşman askeri, tüfeklerini onlara doğrultmuştu. Ferhat’ın dudakları titriyor, gözlerinden yaşlar boşanıyordu. Eren ise dostunun elini sımsıkı tutarak fısıldadı: “Korkma kardeşim, dualarımızı eksik etmeyelim.”
Düşman askerleri yaklaşırken durum son derece vahimdi; üstelik kaçabilecekleri hiçbir sığınak kalmamıştı. Bunun dışında geriye dönerlerse köylülerin ve Mehmetçiklerin kendilerinden beklediği suyu ulaştıramayacaklardı. Tam düşman askeri tüfeğinin tetiğine dokunmak üzereydi ki tepenin yamacındaki kayalıklardan tok ve kararlı bir ses yankılandı: “Davranmayın! Kıpırdarsanız ateş ederiz!”
Bu ses, tepeyi tutan bir Türk gözcü mangasına aitti! Birkaç el silah sesinin ardından düşman askerleri paniğe kapılıp vadinin derinliklerine doğru kaçıştılar. Kayaların arkasından fırlayan yüzü güneşten yanmış Türk askeri koşarak çocukların yanına geldi. Hatta güğümlerden birini hemen kendi sırtına alarak onları kucakladı: “Çocuklar, burada ne işiniz var? Çok tehlikeli bir yere girmişsiniz!”
Eren gururla göğsünü kabarttı: “Ağabey, askerimize su taşıyoruz; ayrıca Mustafa Kemal Paşa’mızı görmek için geldik!” Asker tebessüm etti, gözleri doldu: “Gelin bakalım vatanın küçük kahramanları, sizi bizzat Paşa’mızın çadırına götürüyorum!”
(Cahit Külebi’nin şiirinden alınan bölümler ve söz sanatları soruları)
Çünkü Bandırma Vapuru ile Samsun’a ayak basan Mustafa Kemal Paşa, esir edilmek istenen Türk milletinin kurtuluş meşalesidir. Karadeniz’in çilekeş denizcileri ve halkı, vatanı kurtarmaya gelen bu büyük komutana duydukları sonsuz güveni, saygıyı ve bağımsızlık sevdasını selam durarak göstermişlerdir.
İnsana ait özellik: “Selam durmak” ve saygı göstermek insana ait bir davranıştır. Burada kayık, çapar ve taka gibi deniz taşıtlarına aktarılmıştır.
Söz Sanatı: Kişileştirme (Teşhis) sanatıdır.
Kurulan İlişki: Geminin bacasından göğe savrulan duman ile milletin yüreğindeki korku, karamsarlık ve kaygıların yok olup gitmesi arasında benzerlik ilişkisi kurulmuştur.
Söz Sanatı: Benzetme (Teşbih) sanatıdır.
Şiirdeki duyguyu çok daha etkili, canlı ve coşkulu kılmıştır. Tarihî bir olayı kuru bir anlatımdan çıkarıp okuyucunun kalbinde derin bir vatan sevgisi ve bağımsızlık heyecanı uyandırmıştır.
“Ben Mustafa olsaydım…” Modeli:
“Ben küçük Mustafa olsaydım annem Zübeyde Hanım’ın benim hakkımdaki endişelerini çok iyi anlardım. Annem babasız büyüyen evladının güvende olmasını, din alimi veya tüccar olarak rahat bir yaşam sürmesini istiyordu. Ancak benim kalbim vatanın kurtuluşu için ordu saflarında çarpmaktaydı. Hayalim üniforma giymek ve milletimi korumaktı. Aileme saygımı asla yitirmeden, gizlice askerî rüştiye sınavlarına girip azmimi kanıtlayarak annemin de rızasını kazanırdım.”
Örnek Konuşma:
“Değerli Öğretmenim ve Sevgili Arkadaşlarım; her insanın çocukluktan itibaren kalbinde büyüttüğü bir hayal vardır. Bazen ailelerimiz bizim iyiliğimizi düşündükleri için kendi beklentilerini bize yönlendirebilirler. Bu durumda kırıp dökmek yerine sorumluluk bilinciyle hareket etmeliyiz. Hayallerimizin arkasında kararlılık ve sarsılmaz bir azimle durduğumuzda ailelerimiz bizim samimiyetimizi görür. Başarıya ulaşmak her iki tarafın da göstereceği sevgi dolu bir fedakârlık ile mümkündür.”
- Hatırla: Metni okumadan veya izlemeden önce o konuyla ilgili önceden bildiklerini zihninde canlandır ve not al.
- Bağlantı Kur: Metni okurken eski bilgilerin ile metindeki yeni bilgileri karşılaştır.
- Kullanmaya Başla: Yeni edindiğin bilgileri eski bilgilerinle harmanlayıp günlük yaşamında, derslerinde ve konuşmalarında uygula.
• Önceden Bildiklerim: 1 Kasım 1928’de Harf İnkılabı yapıldığı, Latin kökenli harflerin kabul edildiği ve Atatürk’ün başöğretmen olduğu.
• Metinden Yeni Öğrendiklerim: Türklerin tarihte Göktürk, Uygur ve Arap alfabelerini kullandığı; Göktürk alfabesinin ilk millî alfabemiz olduğu; harf inkılabından sonra halka okuma yazma öğretmek amacıyla özel olarak “Millet Mektepleri”nin kurulduğu ve 24 Kasım 1928’de Atatürk’e Başöğretmenlik verildiği.
| Metnin Adı | Önceden Bildikleriniz | Bu Metinden Öğrendikleriniz |
|---|---|---|
| Atatürk’ün Öğrenim Hayatı | • Selanik’te doğduğu ve annesinin isteğiyle Mahalle Mektebi’ne gittiği. • Babasının isteğiyle çağdaş Şemsi Efendi Okulu’na geçtiği. • Askeri okullara giderek subay olduğu. • Matematik öğretmeninin ona “Kemal” adını verdiği. | • Şemsi Efendi Mektebi’nden sonra bir süre Selanik Mülkiye Rüştiyesi‘ne devam ettiği ve kendi kararıyla Askerî Rüştiye’ye geçtiği. • Manastır Askerî İdadisi’ndeyken yaz tatillerinde Selanik’e gidip özel Fransızca dersleri aldığı. • 1899’da girdiği Harp Okulu’nu 1902’de Teğmen, 1903’te Üsteğmen ve 11 Ocak 1905’te Harp Akademisi’nden Kurmay Yüzbaşı olarak bitirdiği. |
| Metnin Adı | Önceden Bildikleriniz | Bu Metinden Öğrendikleriniz |
|---|---|---|
| Vatansever | • Atatürk’ün milletini ve yurdunu her şeyden çok sevdiği. • Kurtuluş Savaşı’nda halkı bir araya getirip büyük zaferler kazandığı. • Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduğu. | • Atatürk’ün tüm başarılarının, inkılaplarının ve ekonomik hamlelerinin arkasındaki asıl itici gücün vatan sevgisi olduğu. • En umutsuz görünen şartlarda bile vatan için yapılabilecek akılcı bir çözüm olduğuna inandığı ve bu inancın kaynağının millete olan sarsılmaz bağlılık olduğu. |
Gelecek dersteki “Atatürk ve Çiftlik” metnine hazırlık araştırması:
- Kuruluş Yılı ve Amacı: Atatürk tarafından 1925 yılında, başkent Ankara’da modern tarım yöntemlerini halka göstermek ve kurak bir bataklıktan yeşil bir cennet yaratılabileceğini kanıtlamak amacıyla kendi şahsi parasıyla kurulmuştur.
- Önemli Sözü: “Yeşili görmeyen gözler renk zevkinden yoksundur. Bu çiftliği öyle ağaçlandırınız ki göremeyen bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu fark etsin.”
- Millete Bağışı: Atatürk, 1937 yılında bu devasa modern çiftliği Türk milletine ve Hazineye karşılıksız olarak bağışlamıştır.
İlk Yorumu Sen Yap
Bu içerikle ilgili görüş, soru ve önerilerinizi paylaşabilirsiniz.