5. Sınıf Türkçe Atatürk ve Çiftlik Metni Etkinlik Cevapları ile Sayfa 104-117 Çözümleri
Millî Eğitim Bakanlığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli 2026-2027 eğitim öğretim yılı 5. sınıf Türkçe ders kitabı 2. Tema “Atatürk’ü Tanımak” bünyesinde yer alan atatürk ve çiftlik etkinlik cevapları çalışması; öğrencilerin metin anlama, doğa bilinci geliştirme, söz varlığını zenginleştirme ve tema sonu kazanımlarını ölçme süreçlerine tam rehberlik etmektedir. Gülgûn Akbaba’nın kaleme aldığı metinde; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1925 yılında uzmanların “burada tarım yapılamaz, bataklıktır” raporlarına rağmen Ankara bozkırını bilim ve emekle yeşerterek Atatürk Orman Çiftliği’ni kurma ve Türk milletine armağan etme vizyonu işlenmektedir. Sayfa 104’teki Keşif Yolculuğu hazırlık sorularından başlayarak sayfa 117’deki 2. Tema sonu Kontrol Noktası değerlendirme sorularına kadar uzanan tüm etkinlikler MEB müfredatına tam uyumlu olarak eksiksiz çözülmüştür.
Sayfa 104-117 Etkinlik Cevapları: Sıfatlar, Tanılayıcı Dallanmış Ağaç ve Tema Sonu Kontrol Noktası
Bu kapsamlı ders kitabı kılavuzunda; pekiştirmeli sözcük ve ikileme tabloları, metnin ana fikir tespiti, tanılayıcı dallanmış ağaç analizi ile ulaşılan 2. çıkış ve niteleme-belirtme sıfatlarının tespiti ayrıntılı olarak yer almaktadır. Yazma atölyesinde Eren ile Ferhat’ın Atatürk’ün huzuruna çıktığı hikâyenin çözüm bölümü tamamlanmış; Cumhuriyet’in 200. yılına yönelik konuşma taslakları kurgulanmıştır. Sayfa 114-117 arasındaki 2. Tema sonu kontrol noktasında ise “Gözüm Arkamda Kalmayacak” okuma metni soruları, 100. Yıl Marşı analizi, benzetme ve kişileştirme (intak/teşhis) söz sanatları ile büyük harflerin yazımı ve yay ayraç içine virgül-soru işareti yerleştirme alıştırmaları eksiksiz çözüme kavuşturulmuştur. Öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin güvenle başvurabileceği bu güncel kaynağa KonuVakti üzerinden tek tıkla ulaşabilirsiniz.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları: ‘Atatürk ve Çiftlik’ Metni ve 2. Tema Değerlendirme (Sayfa 104-117)
📌 Hızlı Sayfa ve Etkinlik Menüsü
- Sayfa 104: Keşif Yolculuğu & Metin Başlangıcı
- Sayfa 105: ‘Atatürk ve Çiftlik’ Metin İncelemesi
- Sayfa 106: 1. ve 2. Etkinlik (Sorular & Sözcük Tabloları)
- Sayfa 107: 3. Etkinlik (Anahtar Kelimeler & Cümleler)
- Sayfa 108: 4. ve 5. Etkinlik (İfadeler & Ana Fikir)
- Sayfa 109: 6. Etkinlik (Tanılayıcı Dallanmış Ağaç)
- Sayfa 110: 7. ve 8. Etkinlik (Sıfatlar & Konuşalım)
- Sayfa 111: 9. Etkinlik (Yazalım: Hikâyenin Çözüm Bölümü)
- Sayfa 112: Okuma Keyfi (‘Toprağımız Temizdir’)
- Sayfa 113: Üretim Zamanı (Pano & Konuşma)
- Sayfa 114: Kontrol Noktası (‘Gözüm Arkamda Kalmayacak’)
- Sayfa 115: Kontrol Noktası (Metin Soruları & Söz Sanatları)
- Sayfa 116: Kontrol Noktası (100. Yıl Marşı & Büyük Harfler)
- Sayfa 117: Kontrol Noktası (Yazım Kuralları & Noktalama)
Doğa, insanların ve tüm canlıların yaşam kaynağıdır. Soluduğumuz temiz hava, içtiğimiz su, yediğimiz besinler ve sağlığımız tamamen doğanın dengesine bağlıdır. Doğayı sevmek ve korumak, yalnızca bugünkü yaşamımız için değil, gelecek nesillere yaşanabilir, yeşil ve sağlıklı bir dünya bırakabilmek için en temel insanlık görevidir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1925 yılında başkent Ankara’da modern tarımın temellerini atmak ve halka örnek olmak amacıyla kendi şahsi parasıyla Atatürk Orman Çiftliği‘ni kurmuştur. Çorak, bataklık ve susuz bir bozkır arazisini bilimsel yöntemlerle, ağaçlandırmayla ve sabırla yemyeşil, bereketli bir tarım vahasına dönüştürmüştür. 1937 yılında ise bu çiftliği millete ve Hazineye karşılıksız olarak bağışlamıştır.
Yazar: Gülgûn AKBABA
Metnin Konusu: Atatürk’ün Ankara’da modern bir çiftlik kurmak için uzmanların “burada tarım yapılamaz, bataklık ve çoraktır” dediği araziyi bilerek seçmesi, bilim ve emekle ıslah ederek Türk tarımına ve halkına modern bir yeşil alan kazandırması.
Metnin Ana Düşüncesi: En zor, çorak ve verimsiz şartlar bile inanç, sabır, planlı çalışma ve bilimin rehberliğiyle ıslah edilerek toplumun yararına en verimli hâle dönüştürülebilir.
“İşte istediğim yer böyle olmalıdır. Ankara’nın kenarında, hem batak, hem çorak, hem de fena bir yer. Burayı biz ıslah etmezsek kim gelip ıslah edecektir?”
Arazinin özellikleri: Ağacı ve suyu bulunmayan, kıraç, bataklık, çorak ve tarıma elverişsiz çok kötü bir arazidir.
Tercih sebebi: Atatürk, “Burayı biz ıslah etmezsek kim gelip ıslah edecektir?” diyerek en kötü ve zor toprağın bile bilimsel yöntemlerle nasıl yeşertilebileceğini bizzat kanıtlamak ve Türk çiftçisine örnek bir model sunmak istemiştir.
Uzmanların görüşleri: Türk tarımcılar buranın çiftlik için hiçbir uygun nitelik taşımadığını belirtmiş; Alman uzman ise “Burada elverişsiz koşullar altında ya sabır tükenir ya da para!” diyerek tarım yapılamayacağını savunmuştur.
Atatürk’ün değerlendirmesi: Atatürk uzmanların bu olumsuz raporlarını vazgeçme sebebi olarak değil, aksine bilimin ve emeğin gücünü kanıtlama fırsatı olarak görmüş ve derhal ıslah çalışmalarını başlatmıştır.
İlk olarak yönetim merkezi, parklar ve sebze bahçeleri için 20.000 dönüm arazi satın alınmıştır. Bu girişimi gören çevre köylerdeki arazi sahipleri de yerlerini satmak isteyince Etimesgut, Balgat, Çakırlar, Güvercinlik, Macun, Tahar ve Yağmur Baba çiftlikleri satın alınarak arazi genişletilmiş ve devasa bir modern tarım işletmesi kurulmuştur.
| Kategori | Model (Yeşil) | 1. Tablo (Sarı) | 2. Tablo (Temiz) |
|---|---|---|---|
| ORTAK SÖZCÜK | YEŞİL | SARI | TEMİZ |
| PEKİŞTİRMELİ SÖZCÜK | yemyeşil | sapsarı | tertemiz |
| İKİLEME | yeşil yeşil | sarı sarı | temiz temiz |
| ÇAĞRIŞIM | doğa | bozkır, kuraklık | sağlık, doğa, su |
| Metinden Alıntı Cümle | “Yeşili görmeyen gözler renk zevkinden yoksundur.” | “Kıraç bir bozkırın ortasında bir ortaçağ şehri.” | “Halkına çocuklarıyla birlikte gezecekleri bir yeşil alan armağan eder.” |
| Örnek / Benim Cümlem | Atatürk, çiftliğin yemyeşil olmasını istemiştir. | Ankara’nın sapsarı bozkır toprakları Atatürk’ün emeğiyle hayat buldu. | Çiftliğin tertemiz havası ve berrak suları şehre ferahlık kattı. |
| Anahtar Kelime | Metinle İlişkisi Açıklaması |
|---|---|
| Tarım | Atatürk’ün tarıma olan ilgisi ve bu alanda yaptığı yenilikler metnin ana odak noktasıdır. Tarımı modernleştirip geliştirme düşüncesi metne hâkimdir. |
| Çiftlik | Gazi Orman Çiftliği’nin kuruluş aşamaları, zorlu şartlara rağmen genişletilmesi ve bir üretim merkezine dönüştürülmesi anlatılmaktadır. |
| Bozkır / Çorak | Ankara’nın başlangıçtaki verimsiz ve kurak yapısını simgeler; elde edilen başarının büyüklüğünü anlamamızı sağlar. |
| Islah | Bataklık ve kötü bir arazinin emek ve bilimle iyileştirilerek bereketli hâle getirilmesini temsil eder. |
• Tarım: Modern tarım yöntemleri, ülkemizin bağımsız ve güçlü kalkınmasının temelidir.
• Çiftlik: Atatürk Orman Çiftliği, bozkırın ortasında parlayan yeşil bir cumhuriyet mirasıdır.
• Islah: Atatürk, kurak toprakları bilimle ıslah ederek insanımıza azmin gücünü göstermiştir.
| Metindeki İfade | Anlatılmak İstenen Düşünce (İşaretlenen) |
|---|---|
| “Yeşili görmeyen gözler renk zevkinden yoksundur.” | [✔] Doğa ve yeşillik insan yaşamı için değerlidir. |
| “İşte istediğim yer böyle olmalıdır.” | [✔] Atatürk, zor görünen işleri başarmayı amaçlamaktadır. |
| “Burayı biz ıslah etmezsek kim gelip ıslah edecektir?” | [✔] Ülkenin sorunlarını çözmek için sorumluluk almak gerekir. |
| “En kötünün bile çalışarak ve bilimsel yöntemleri kullanarak nasıl en iyiye dönüşebildiğini göstermiştir.” | [✔] Bilim ve emek başarıya ulaşmada önemlidir. |
| “Halkına çocuklarıyla birlikte gezecekleri, eğlenecekleri ve bilgilenebilecekleri bir yeşil alan armağan eder.” | [✔] Atatürk, toplumun yaşam kalitesini artırmayı önemsemektedir. |
[✔] Toplumun yararı için uzun vadeli çalışmalar yapmak önemlidir.
[✔] Verimsiz görülen yerler emek ve bilgiyle değerlendirilebilir.
[ ] Uzmanların olumsuz görüşleri karşısında çalışmalardan vazgeçmek gerekir.
[ ] Bir yerin değerli olması için doğal olarak verimli olması gerekir.
[✔] Emek ve bilim, zor görünen koşulları değiştirebilir.
[ ] Başarı için yalnızca uygun şartların oluşmasını beklemek gerekir.
Metnin Ana Fikri: En olumsuz, zor ve verimsiz koşullar dahi sorumluluk bilinci, bilimsel yöntemler ve azimli bir emek sayesinde toplumun yararına ve geleceğine hizmet eden bereketli bir başarıya dönüştürülebilir.
| Aşama | Verilen İfade | Karar | Açıklama |
|---|---|---|---|
| 1. Basamak (Giriş) | “Cesur bir çocuk zorluklardan kaçmaz.” cümlesinde “cesur” kelimesi “çocuk” ismini niteler. | DOĞRU (D) | Nasıl çocuk? → Cesur çocuk (Niteleme sıfatıdır). |
| 2. Basamak (Üst Kol) | “Nazik insanlar çevresine örnek olur.” cümlesinde “nazik” kelimesi bir ismi nitelemektedir. | DOĞRU (D) | Nasıl insanlar? → Nazik insanlar (İsmi nitelemektedir). |
| 3. Basamak (Son Karar) | “Sabırlı insan her soruyu dinler.” cümlesinde “insan” kelimesi ismi nitelemektedir. | YANLIŞ (Y) | “İnsan” kelimesi niteleyen değil, nitelenen isimdir; niteleyen kelime “sabırlı”dır. |
Metinden alınan bölümdeki sıfatların tespiti ve gruplandırılması:
| İsmi Niteleyen Kelimeler (Niteleme Sıfatları) | İsmi Belirten Kelimeler (Belirtme Sıfatları) |
|---|---|
| • iyi (bir fiyat) • yüksek (fiyat) • çevre (arazi sahipleri) • büyük (ve modern bir tarım işletmesi) • modern (tarım işletmesi / yöntemleri) • yeterli (genişlik) • yeşil (alan) | • 20.000 (dönüm arazi) → Sayı Sıfatı • o (günün koşulları) → İşaret Sıfatı • bu (yüksek fiyat / şekilde / çalışma) → İşaret Sıfatı • bir (fiyat / tarım işletmesi / arazi / yeşil alan) → Belgisiz Sıfat • ilk (örnekler) → Sıra Sayı Sıfatı |
Değerli Öğretmenim, Sevgili Arkadaşlarım,
Bugün Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, yani 2123 yılında Türkiye’mizin nasıl bir geleceğe sahip olacağını hayal ediyoruz. Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir” ve “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” hedefleri doğrultusunda ülkemiz, dünyanın bilim ve teknoloji öncüsü olacaktır.
200. yılımızda okullarımızda yapay zekâ destekli, her öğrencinin yeteneğine göre şekillenen uzay ve kodlama sınıfları yer alacak; Türk bilim insanları Mars ve Ay üslerinde bayrağımızı dalgalandıracaktır. Günlük yaşamımızda ise Atatürk Orman Çiftliği’nde atılan tohumlar tüm yurda yayılacak; tamamen temiz güneş ve hidrojen enerjisiyle çalışan, çevreye sıfır atık bırakan akıllı ve yemyeşil şehirlerde yaşayacağız. Bu parlak geleceğin mimarı ise bugün o sıralarda oturan bizler olacağız. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.
(87. sayfada serimi, 97. sayfada düğümü yazılan hikâyenin Atatürk’ün huzurunda noktalanan çözüm bölümü)
Türk gözcü askeri, Eren ve Ferhat’ın ellerinden tutarak tepeyi aştı ve onları karargâhın kurulduğu çadırlara doğru götürdü. Çadırların önünde harita masasının başında duran, pelerinli ve gözleri çelik mavisi bir komutan vardı: Mustafa Kemal Paşa! Çocuklar Paşa’yı görür görmez nefeslerini tuttular.
Gözcü askeri esas duruşa geçerek durumu anlattı: “Komutanım! Bu iki vatan evladı köyden sırtlarında su güğümleriyle askerimize su taşırken düşman gözetleme hattına düşmüşler, son anda yetiştik.”
Mustafa Kemal Paşa hemen çocukların yanına geldi, diz çöktü ve Eren ile Ferhat’ın tozlu omuzlarını şefkatle okşadı. Güğümdeki soğuk kuyu suyundan bir maşraba doldurup önce askerlere ikram etti, ardından kendisi bir yudum aldı. Yüzünde gurur dolu sıcacık bir tebessüm belirdi: “Sağ olun çocuklarım, getirdiğiniz bu su ordumuza can oldu. Ancak bilin ki asıl getirdiğiniz şey milletimizin sarsılmaz inancıdır. Sizler gibi cesur evlatları olan bu millet asla esir edilemez!”
Paşa, iki küçük kahramanın alnından öptü ve onları güvenli bir şekilde köylerine ulaştırmaları için bir süvari birliğine emanet etti. Eren ve Ferhat köylerine dönerken omuzlarındaki yorgunluğu unutmuşlardı; çünkü kalplerinde bir ömür boyu taşıyacakları bağımsızlık ateşi yanıyordu.
Metnin Konusu: İngiltere Kralı 8. Edward’ın Dolmabahçe Sarayı rıhtımında ayağının takılıp düşmesi, elinin kanaması ve Atatürk’ün pansuman yapılırken söylediği tarihî söz.
Atatürk’ün “Ekselans sakın mikroptan korkmayınız. Bizim topraklarımız temizdir!” sözü; Türk vatanının şehit kanlarıyla arınmış, esaretten ve sömürgeden kurtulmuş, lekesiz ve tertemiz bir bağımsızlık toprağı olduğunu bütün dünyaya asil bir vakarla haykırmaktadır.
- Bölüm 1 (1919 Başlangıç): 19 Mayıs 1919 Bandırma Vapuru Samsun’a çıkış ve Havza-Amasya Genelgeleri.
- Bölüm 2 (1920 Meclis ve Direniş): 23 Nisan 1920 TBMM’nin açılışı, Kuva-yı Milliye ve cepheye kağnıyla mermi taşıyan kadınlar (Şerife Bacı, Halime Çavuş).
- Bölüm 3 (1921-1922 Büyük Zaferler): Sakarya Meydan Muharebesi, 26 Ağustos Büyük Taarruz ve 9 Eylül İzmir’in kurtuluşu.
- Bölüm 4 (1923 Eserimiz): 29 Ekim 1923 Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk’ün gençliğe hitabı.
Atatürk, çocukları bir milletin geleceğinin mimarları olarak görmüştür. Çocukların çağdaş, akılcı ve bilimsel bir eğitimle yetişmesini sağlayarak cehaletin zincirlerini kırmış; okuma yazma seferberliğiyle her kesimden gencin doktor, mühendis, öğretmen ve bilim insanı olmasının önünü açmıştır. Sığırtmaç Mustafa örneğinde olduğu gibi, yoksul bir çoban çocuğunun dahi teğmen olabilmesi, fırsat eşitliğine dayalı modern Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük kazanımıdır.
| Kelime | Tahminim | Sözlük Anlamı | Örnek Cümlem |
|---|---|---|---|
| Eser | Ortaya konan değerli çalışma. | Emek ve sanat sonucu ortaya konan yapıt; kalıcı ürün. | Atatürk’ün en büyük eseri Türkiye Cumhuriyeti’dir. |
| Ulus | Millet, halk topluluğu. | Aynı sınırlar içinde ortak kültür, dil ve ülküyle yaşayan insan topluluğu; millet. | Türk ulusu bağımsızlığına canı pahasına sahip çıkar. |
| Cumhurbaşkanı | Devletin başındaki kişi. | Cumhuriyetle yönetilen devletin başkanı; devlet başkanı. | İlk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. |
| Cumhuriyet | Halkın kendi kendini yönetmesi. | Milletin egemenliği kendi elinde tuttuğu demokratik yönetim biçimi. | Cumhuriyet sayesinde hak ve özgürlüklerimize kavuştuk. |
a) Cemil, asker olduğunda ne yapacağını söylemiştir?
“Düşman bu topraklara olur da bir daha ayak basarsa onu buradan kovacağım.” demiştir.
b) Cemil’in sözleri karşısında Atatürk ne yapmıştır?
Hiçbir şey söylemeden küçük Cemil’i kollarının arasına alıp havaya kaldırmış ve sevgiyle alnından öpmüştür.
c) Atatürk, “gözüm arkamda kalmayacak” sözüyle ne anlatmak istemiştir?
Küçük çocukların bile vatan sevgisiyle ve vatanı koruma bilinciyle yetiştiğini görerek, kurduğu Cumhuriyeti genç nesillere gönül rahatlığıyla ve güvenle emanet edebileceğini anlatmak istemiştir.
| Cümle | Kullanılan Söz Sanatı |
|---|---|
| Hasan Tahsin, aslan gibi cesur bir askerdi. | Benzetme (Teşbih) |
| Bayrak, “Beni daima yüksekte taşıyın çocuklar!” diye seslendi. | Kişileştirme ve Konuşturma (İntak) |
| Çankaya tepeleri o sabah buruk bir sevinçle gülümsedi. | Kişileştirme (Teşhis) |
| Cumhuriyet, bu güzel gençlerin ellerinde kendini güvende hissedecek. | Kişileştirme (Teşhis) |
| Cemil’in ışık gibi sözleri gönülleri aydınlattı. | Benzetme (Teşbih) |
| Vatan, “Beni koruyan gençlerle güçlüyüm.” diyor. | Kişileştirme ve Konuşturma (İntak) |
- çağlayan: “Bir asrın ardından coşkuyla çağlayan…”
- yazgı: “Kendi yazgısını kendi yazan millet…”
- sema: “Ayyıldız dalgalanır masmavi semada…”
- nefer: “Her bir ferdi vatan için bir nefer…”
- kutlu: “Yüzüncü yılımız kutlu olsun ey vatan!”
• Seçtiğim kelime: Kutlu
• İkileme ve pekiştirmeleri: Kutlu kutlu / Dosdoğru, kutlu zaferler
• Bu kelimenin çağrıştırdıkları: Bayram, zafer, uğurlu, mutluluk, cumhuriyet, bağımsızlık.
Aziz Atam,
Bugün bağımsız ve hür bir vatan toprağında başımız dik yaşayabiliyorsak, okullarımızda bilimle aydınlanabiliyorsak bunu senin ve silah arkadaşlarının eşsiz fedakârlığına borçluyuz. Bize emanet ettiğin Cumhuriyetin ışığında durmadan çalışacağımıza söz veriyor; milletimize kazandırdığın tüm değerler için sana sonsuz teşekkür ve minnetlerimizi sunuyoruz. Ruhun şad olsun!
• Cephedeki asker abilerine yardım etmek isteyen Küçük Mehmet, 1919’da yollara düştü.
Kural: Kişi adlarından önce ve sonra gelen unvanlar, saygı sözleri, rütbe adları ve lakaplar büyük harfle başlar.
• Minik çocuk, günlüğüne şu cümleyi büyük bir heyecanla yazdı: “Bizler büyüyeceğiz ve bu güzel vatanı her zaman koruyacağız!”
Kural: İki noktadan sonra gelen veya tırnak içine alınan cümleler büyük harfle başlar.
• Atalarımızdan emanettir bu topraklar, / Dalgalansın gökyüzünde şanlı bayraklar.
Kural: Şiirlerde her dizenin ilk harfi büyük harfle başlar.
• Millî Mücadele yıllarının en önemli pilot kahramanlarından biri de Vecihi Hürkuş’tur.
Kural: Kişi adları ve soyadları büyük harfle başlar.
• Dün akşam Doktor Murat Bey ve Avukat Nesrin Hanım bize misafir oldular.
Kural: Kişi adlarından önce ve sonra gelen unvanlar, meslek adları ve saygı sözleri (Bey, Hanım vb.) büyük harfle başlar.
• Savaş bitip zafer kazanılınca orduyu yöneten Başkomutan tebrikleri kabul etti.
Kural: Makam, mevki ve unvan bildiren kelimeler, özel ad yerine kullanıldığında büyük harfle başlar.
• Toplantının açılış konuşmasını Sayın Vali yaptı.
Kural: Mektuplarda, hitaplarda ve resmî yazışmalarda unvan bildiren kelimeler büyük harfle başlar.
• Cepheye yardıma giden kafilede evimizin gözdesi, atımız Rüzgâr da vardı.
Kural: Hayvanlara verilen özel isimler büyük harfle başlar.
• Kıymetli Arkadaşlar ( , ) Bugün sınıfta yeni kulüp başkanını seçeceğiz.
Kuralı: Hitap için kullanılan kelimelerden sonra virgül konur.
• Çantamıza defterlerimizi ( , ) kitaplarımızı ( , ) boya kalemlerimizi ve sözlüğümüzü özenle yerleştirdik.
Kuralı: Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına virgül konur.
• Tarifteki pastayı yapmak için tam 2 ( , ) 5 su bardağı un kullanmamız gerekiyormuş.
Kuralı: Matematikte ve ölçülerde ondalık kesirleri ayırmak için virgül kullanılır.
• Danışmadaki görevli, gelen konuğa dönerek hafifçe gülümsedi:
— Memleketiniz ( ? )
Kuralı: Soru ifadesi taşıyan ancak soru eki veya sözü içermeyen ifadelerin sonuna soru işareti konur.
• Soğuk ( , ) yine soğuk ( , ) yine soğuk…
Kuralı: Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına virgül konur.
• Okul bahçesinde kaybettiğin mavi hırkayı bulabildin mi ( ? )
Kuralı: Soru eki içeren ve soru bildiren cümlelerin sonuna soru işareti konur.
İlk Yorumu Sen Yap
Bu içerikle ilgili görüş, soru ve önerilerinizi paylaşabilirsiniz.