Paylaş

SÖZCÜKLER ARASI ANLAM İLİŞKİLERİ

Kelimeler arasındaki anlam bağlarını, yazılış ve okunuş benzerliklerini veya zıtlıklarını inceleyerek dilimizi daha doğru kullanalım.

1. EŞ ANLAMLI (ANLAMDAŞ) SÖZCÜKLER

Yazılışları ve okunuşları farklı, anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler denir.
Örnekler:

Öğrenci = Talebe

Yıl = Sene

Siyah = Kara

Özgürlük = Hürriyet

Cümle İçinde Örnek:

Bu konut bizim için çok değerli. (ev)

Yürekli bir insan olduğunu gösterdi. (cesur)

2. ZIT ANLAMLI SÖZCÜKLER

Anlamca birbirinin karşıtı olan sözcüklere zıt (karşıt) anlamlı sözcükler denir.
Örnekler:

İnce X Kalın

Acı X Tatlı

Sabah X Akşam

Giriş X Çıkış

Cümle İçinde Örnek:

Aydınlık günlerin gelmesi için çalışmalıyız. (karanlık)

Çayı çok sıcak içmeyi severim. (soğuk)

KONUVAKTİ DİYORKİ…

Bir sözcüğün olumsuzu ile zıt anlamlısı birbirine karıştırılmamalıdır. Yani “gelmek” sözcüğünün zıttı “gelmemek” değildir, “gitmek”tir.

Sözcüklerin zıt anlamlı olabilmesi için her ikisinin de gerçek ya da her ikisinin de mecaz anlamlı olması gerekir.

Örnek:

Ağır çanta (Gerçek) – Hafif çanta (Gerçek) ➔ Zıt Anlamlıdır.

Ağır sözler (Mecaz) – Hafif çanta (Gerçek) ➔ Zıt Anlamlı Değildir.

3. EŞ SESLİ (SESTEŞ) SÖZCÜKLER

Yazılışları ve okunuşları aynı olduğu hâlde anlamları farklı olan sözcüklere eş sesli (sesteş) sözcükler denir.
Örnek:

Yüz:

1. Denizde bol bol yüzdük. (Yüzme eylemi)

2. Sabah yüzümü yıkadım. (Surat, çehre)

3. Düğünde yüz kişi vardı. (Sayı)

UYARI!

Düzeltme işareti (^) olan sözcükler; okunuşları, yazılışları ve anlamları farklı olduğu için eş sesli değildir.

Örnek: Hala (babanın kız kardeşi) – Hâlâ (henüz)

Örnek: Kar (yağış türü) – Kâr (kazanç)

UYARI!

Sözcüklerin eş sesli (sesteş) olabilmesi için farklı temel anlamlara sahip olmaları gerekir. Gerçek anlam ile mecaz anlam arasındaki ilişki sesteşlik değildir.

Örnek: “Kuru odunlar” (Gerçek) ile “Kuru bir anlatım” (Mecaz) sesteş değildir.

4. GENEL VE ÖZEL ANLAM

Söylenişte tekil olmasına rağmen anlamca geniş kapsamlı olan sözcüklere genel anlamlı, anlamca daha dar kapsamlı olan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir.
Sıralama Örnekleri:

Genelden Özele: Varlık ➔ Canlı ➔ Bitki ➔ Çiçek ➔ Papatya

Özelden Genele: Hamsi ➔ Balık ➔ Deniz Canlısı ➔ Hayvan

Cümle İçinde Örnek:

Çiçek, dalında güzeldir. (Genel anlam – Bütün çiçekler)

Bahçedeki çiçeği kopardı. (Özel anlam – O çiçek)

5. NİTEL VE NİCEL ANLAM

Nicel Anlam: Varlıkların sayılabilen, ölçülebilen özelliklerini bildirir.
Örnek:

Yüksek binaların arasından geçtik. (Metre ile ölçülebilir)

Çantası çok ağırdı. (Terazi ile tartılabilir)

Nitel Anlam: Varlıkların sayılamayan, ölçülemeyen; “nasıl” olduğunu bildiren özellikleridir.
Örnek:

Yüksek idealleri olan bir gençti. (Ölçülemez)

Bize çok ağır sözler söyledi. (Ölçülemez)

6. YANSIMA SÖZCÜKLER

Doğadaki varlıkların çıkardığı seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklere yansıma sözcükler denir.
Örnekler:

İnsan: Hapşu, horrr, hıçkırık.

Hayvan: Miyav, hav, vızzz, meee.

Cansız Varlık: Şırıl, güm, pat, çatır, tıkır.

7. İKİLEMELER

Anlamı güçlendirmek için sözcüklerin tekrarıyla oluşan söz öbekleridir. Ayrı yazılırlar ve aralarına noktalama işareti konmaz.
Oluşum Yolları:

Aynı sözcüğün tekrarı: Koşa koşa, yavaş yavaş.

Eş anlamlılar: Ses seda, güçlü kuvvetli.

Zıt anlamlılar: İleri geri, az çok.

Biri anlamlı biri anlamsız: Eğri büğrü, eski püskü.

İkisi de anlamsız: Eciş bücüş, abur cubur.

Yansımalar: Şırıl şırıl, çat pat.