Paylaş

ANLAMSAL ANLATIM BOZUKLUKLARI

Duygu ve düşüncelerimizi doğru ifade edebilmek için kurduğumuz cümlelerin dil bilgisi kurallarına uygun olması ve anlam bakımından açık, net ve duru olması gerekir. Bu kurallara uyulmadığında anlatım bozukluğu oluşur.

1. GEREKSİZ SÖZCÜK KULLANIMI

Eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.
Örnek:

Bari hiç olmazsa ödevini yapsaydın. (Yanlış)

Bari ödevini yapsaydın. (Doğru)

✖ Bu zorlu engelleri, güçlükleri birlikte aştık. (Yanlış)

Sözcüğün anlamının başka bir sözcükte ya da ekte bulunması, anlatım bozukluğuna yol açar.
Örnek:

✖ Aldığı kazağı mağazaya geri iade etti. (Yanlış – İade zaten geri vermektir)

✖ İngilizce dilini öğrenmek istiyorum. (Yanlış – İngilizce zaten bir dildir)

2. ANLAMCA ÇELİŞEN SÖZCÜKLER

Cümlede anlamca ters düşen (zıt durumları ifade eden) sözcüklerin birlikte kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Genellikle “kesinlik” ve “olasılık” bildiren ifadeler çelişir.
Örnek:

Eminim bu işi sen de başarabilirsin belki. (Yanlış)

Aşağı yukarı tam üç yıldır buradayım. (Yanlış – Tam mı, yaklaşık mı?)

3. SÖZCÜĞÜN YANLIŞ ANLAMDA KULLANILMASI

Cümlede bir sözcüğün anlamca başka bir sözcüğü karşılayacak şekilde kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Yazılışı veya okunuşu benzer olan sözcükler karıştırılmamalıdır.
Örnek:

✖ Bahçemize yeni fidanlar ektik. (Yanlış – Fidan dikilir, tohum ekilir)

✔ Bahçemize yeni fidanlar diktik. (Doğru)

✖ Bu gömleğin ücreti ne kadar? (Yanlış – Malın fiyatı olur, hizmetin ücreti olur)

✔ Bu gömleğin fiyatı ne kadar? (Doğru)

4. ANLAM BELİRSİZLİĞİ

Cümlede virgül ya da kişi zamirinin kullanılmaması anlatım bozukluğuna yol açabilir.
Örnek (Virgül Eksikliği):

Genç adama yer verdi. (Kim yer verdi? Genç biri mi, yoksa o kişi genç adama mı?)

Genç, adama yer verdi. (Doğru)

Örnek (Zamir Eksikliği):

Defterini öğretmene verdi. (Senin defterini mi, onun defterini mi?)

Senin defterini öğretmene verdi. (Doğru)

5. SÖZCÜĞÜN YANLIŞ YERDE KULLANILMASI

Sözcüğün cümlede yanlış yerde kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Genellikle sıfat ve zarfların yeri karıştırılır.
Örnek:

Ağrısız kulak delinir. (Yanlış – Kulak ağrısız değildir, delme işlemi ağrısızdır)

✔ Kulak ağrısız delinir. (Doğru)

Yeni yatağıma yatmıştım ki kapı çaldı. (Yanlış – Yatak yeni değil, yatma eylemi yeni)

✔ Yatağıma yeni yatmıştım ki kapı çaldı. (Doğru)

6. DEYİMLERİN YANLIŞ ANLAMDA KULLANILMASI

Deyimlerin yanlış anlamda kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Deyim cümlenin anlamına uygun olmalıdır.
Örnek:

✖ Sınavdan yüksek not alınca etekleri tutuştu. (Yanlış – Bu deyim telaşlanmak içindir)

✔ Sınavdan yüksek not alınca etekleri zil çaldı. (Doğru – Sevinmek)

Atasözleri ve deyimlerde kullanılan sözcüklerin yerine eş veya yakın anlamlıları kullanılırsa bu da anlatım bozukluğuna sebep olur (Kalıplaşma kuralı).
Örnek:

✖ Damlaya damlaya nehir olur. (Yanlış)

✔ Damlaya damlaya göl olur. (Doğru)

7. SIRALAMA VE MANTIK HATALARI

Cümlede verilen kavramların önem sırasının karıştırılması anlatım bozukluğuna yol açar.
Örnek:

✖ Bırakın patates soymayı, yemek bile yapamaz. (Yanlış – Yemek yapmak daha zordur)

✔ Bırakın yemek yapmayı, patates bile soyamaz. (Doğru)

✖ Bu kazada ölebilir hatta yaralanabilirsiniz. (Yanlış – Ölmek daha kötüdür, sonda olmalı)

✔ Bu kazada yaralanabilir hatta ölebilirsiniz. (Doğru)